27 Ekim 2009 Salı
layt bi gün diyelim
11 di uyandıgımda daha dogrusu uyandırıldıgım demeliyim bana kalsa gece 3 e dek oturmus biri olarak ögleden sonraya kadar uyuyabilirdim de neyseki uykularımı bombalayan dev sesli bi annem var : D '' zeyneeeeeep sofrayaaaa ! '' bir dilim kepek ekmegi üzerine sürülmüs ince tabaka bal ile harmanladıgım lor peyniri kahvaltı olayını sadelestirmekle kalmaz aynı zamanda geceden kalma sucuk ekmeginin hafif capta olusturdugu pismanlık hissini de en aza indirebilir böylelikle. evet aynen bu sekilde oldu zaten doygunluk mideme islemiscesine hissedilir. aksam oluyor az kaldı. kan sekerimi dengede tutabilmek adına bir armut yemisligim var kendimi gayet iyi hissediyorum. aksam yemegi adına ise sadece bir salata yemenin kafi oldugu görüsündeyim. bir de cay yapmıstım yesil cay sogumus. kitap okurken uyuya kalmıslıgımda kendini sogutmus ama zararı yok yine de icilir keyfe keder olmasa da. kitaba devam....
26 Ekim 2009 Pazartesi
cok zaman gecmis gibi.
uzun bir süredir yazamama tembelliginin ardından bu gece birseyler yazmak istedim. evet.. tüm kurallarımı ihlal ettigim günler ardı sıra üzerime devrilirken bu gece sucuk ekmege tav oldum. gerci ben sucugu pek sevmem. kokorec istegimi kapatacagıma inanaraktan gerceklestirdim bu eylemi. daha dogrusu annemin dısarıdan gelirken kokorec almayı unutunca bana gectigi bir tür kıyak da diyebiliriz. ama ben sucuga bayılmam ki. neyse ekmek cok tazeydi onun hatırı büyük.. bir kısmını aksam yemegi sonrasında nutella ve fıstık ezmesiyle götürmüstüm.. taze ekmegin kokusu beni benden almaya yetiyor.. neyse spor yapamadıgımdan hic bahsetmeyeyim...saatlerin geri alınmasından da nefret ediyorum. sabahları gec uyanıyorum.. yok bu cümle olmadı. öglenleyin uyanıyorum dersem daha dogru olur zannediyorum. uyanır uyanmaz hazır kurulmus bir kahfaltı sofrasına sevinmeliyim aslında ama bu hosuma gitmiyor. bazen annemin hazırlamıs oldugu yumurtaya veya ısıtılmıs sıcak ekmege boyun egisim o günün hazin baslangıcını coktan yapmıs oluyor.. cok kahve iciyorum.. cay da iciyorum. iyi ki seker kullanmıyorum bunlar icin. bu kendim hakkında sevinmem gereken bisey evet. evdeki tartı denen alet bozuldu. artık karsılasamıyor olusumuzdan mı bilmiyorum ama istahımı abarttım.. birkac gündür nezleydim istah denen birsey yoktu ama geri geldi. havalar sogudu. dısarıda yürüyüs fikrine sıcak bakmıyorum. ama bakmam lazım bakmalıyım. spor yapmayı ciddi anlamda özledim ama tembelim tembelim cok fazla tembelim.. fazla uyuyorum fazla uyuyorum. iki kere yazmam daha mı niteleyici anlamadım :D neyse bu kadar gevezelik yeter.
Etiketler:
fıstık ezmesi,
gece,
ideal kilo,
iştah,
kepekli ekmek,
nutella,
spor,
sucuk,
tartı,
uyku
30 Eylül 2009 Çarşamba
dereotlu patates pizzası (:

bugün erken uyanıp da uyuyup gec uyanmama kızarak basladım güne. bir diilim kepek ekmegi üzeri labneli ve çörek otlu evet iyi geldi neyseki sabahları cok istahlı uyanmıyorum. nane limon cayı metobolizmayı hızlandırıyomus diye duydum ondan da bi bardak öncesinde... sonrasına gelelim..bi tabak taze fasulye ve bi dilim kepek ekmegi...fasulye kılcıksızsa aramızdaki çekim kuvveti inanılmaz :)...ve efendim dereotları çürüyem demiş neyseki çürümemişler de onlarla ilgili güzel bi planım vardı tabi kii dereotlu patates !!bununla alakalı tarif verecektim daha önce kısmet bugüneymiş ahahaha kısmet ya :D ama çok basit ve çok leziz birsey ...!
5 6 ya da 7 :) büyük boy patates
2 yumurta
1 bardak sıvıyag
1 paket kabartma tozu
6 7 adet taze sogan
1 bardak un
bir yemek kaşıgı kadar tuz
.... pattisler güzelce soyulup küp küp dogranır suya konur sora genişce bi kapta yumurta, yag, un, kabartma tozu, tuz el cırpıcısıyla harmanlanır... icine dogranmıs soganlar ve dereotları boca edilir ve karıstırılır. boca etmek lafına hastayım :)... neysee sonra suyu süzülen patatesler de olaya dahil olur ve yaglanmıs tepsiye güzelce yaydırılıp fırına verilir. tepsi kagıdı da ayrı bi secenek tabi ki :) 175 derecelik fırında yaklasık 40 dk kadar pismeye bırakılır. afiyet olması temennisiyle :)
* yanına üzeri nane ile süslenmiş bir kac kasık yogurt, mmmmm bence :)
keyfinize göre ketcap da gider orası ayrı :))
yemek programı gibi oldu ya ahaha :D
29 Eylül 2009 Salı
spor
uzun zaman sonra bugün yürüyüse çıkmak pek iyi geldi. yemek olayını da abartmadım lakin biraz pasta börek yedim :D nehise bu ara fazlasıyla hünnap yiyorum bu kadar lezzetli bişey olamaz ya...fazla su icmiyodum bi de bu aralar, onu iyilestirmem lazım :)
26 Eylül 2009 Cumartesi
mmmmmmmmm
yogurda nane karısınca seviyorum ayrıca keten tohumu da.. bu karısım bende doritos dippas hissi yaratsa da yanında makarna yedigim bi aksamdı yine..evet yine ama bu sefer makarnanın ikinci aksamı oludugu sebebi ile yaglı idi. iki tabak dolusu yedim :S bugün de zıvanadan cıktı dolayısıyle. üzerine de lokum yedim iki tane. gunah cıkartan gunahkar gibi hissettim kendimi birden ahahaha neyse ama iyi hissediyorum bi kare çikolata atıcam agzıma az sonra :)
falan
eskiden daha düzenli yazardım ama sanırım düzenim kactı bu yüzden pek birsey yazamayısım :)) neyse bugün itibariyle dikkat etmeye basladım bogazımdan gecenlere.. bayram sonrası siskinligini üzerimden atmam gerek. zeytinyaglı bamyayı seviyorum. o kadar lezzetli ki. bugün cok su ictim mesela güzel bisey. neyse
18 Eylül 2009 Cuma
tokluk hissi
biskremin fındıklısındansa original olanı tercih ederim gerçi bi iki akşamdır şeker aşkımdan dün akşam 10 küsür lokum bu akşam da yarım paket biskrem yedim..çayla pek yakışıyor ahaha :D. bu akşam kızartma patates lüksüne de girdim köfteye de ayıb etmedim hepsini yedim (afiyet bana) yahum dedim bu ne iştah. üstüne bi de kavurma makarna pişirmişim, tavuk bolyonlu en sevdiğim şey. neyse yine de ayarında yediğimi söylemeliyim. babam bi tabak dolusu üzüm verdi şimdi bana zararlı bi şekilde şeker açlıgımı gidermişken üzüme bakmamam normal tabiki. spor da yapamıyorum bu ara karnımdaki şişlik hissi git gide büyüyor. bayram da geldi iyi ki baklavaya bayılmıyorum ben sütlü tatlı severim. yanık sütlaç aşkına....
Etiketler:
biskrem,
çay,
knorr makarnalı çorba,
köfte,
lokum,
patates kızartması,
sütlaç,
üzüm
16 Eylül 2009 Çarşamba
14 Eylül 2009 Pazartesi
mantı mı dedin..
evet yemekte mantı vardı.gerçi ben mantıyı içi tavuklu halde daha fazla seviyorum daha original çünkü. üzerine serpiştirilmiş hazır usul de fena olmuyor tabi çok muhtaç zamanlarda merhem gibi :D .. yavaş yavaş tadına vararak tükettim yanında da uzun zamandır içmediğim kola, küskünlüğünü aldım hemen kendisinin yarım bardak çok değil :) enerjim full bugün bir saat bisiklet çevirmiş olmama rağmen şuan bile çevirsem hiç de fena olmaz aslında. ve ve ve bu akşam şekerpare yedim ya... ooff yine özlenen bir tad daha. gerçi ben sütlü tatlılardan yana oldum her zaman lakin bu sefer tatlı krizim beni yendi, malum zamanlar... yarın inanıyorum ki hafif bir gün olacak evet bu kararımdan beni nutella bile döndüremez.. bu arada çaya tuzlu çubuk kraker bandırarak yemek, aynı bisküvide oldugu gibi nasıl da nostaljik bir tad, bu da özleniyormuş dogrusu .. ne özlemekmiş ya hahaha...
13 Eylül 2009 Pazar
nutellaaaaa
uzun zamandır fıstık ezmesi ile aldatıyordum da nasıl da özlemişim seni. sıcak pide içinde pek kışkırtıcı görünüyosun.. evet biraz ama çok az abartmış olabilirim bi çeyrek pide ile tatlı bir kaçamak... ama gün içinde zaten pek de birşey yemedim olsun o kadar.. vee şimdi mideme inmekte olan sıcak sımsıcak şeftalili form çayı... biraz sogusun acelem ne.
12 Eylül 2009 Cumartesi
copy paste
hala yeme isteğim yok diyebilirim. keten tohumu sanırım iştahı azaltıyor, cacıgımda mutlaka kullandıgım bişey nane ve keten tohumu bu akşam biraz da dereotu kattım leziz oldu :) bir kaşık barbunya bir kaşık pilav ve mercimek çorbası. dün akşamın kopyası :) tavuk yok ama bu kez.. yalnız ne bisiklet ne de yürüyüş halsizlikden ziyade tembellik vardı. keyfini çıkarttım ben de home tv karşısında. öyle güzel yemekler tatlılar yapıyorlar ki izlerken o doyuma ulaşamasam da çok keyifle seyrediyorum :) pratik bilgiler ögrenmek de hoş ayrıca. hinnap... bu akşamın meyvesi ooff öyle mükemmel ki.....
11 Eylül 2009 Cuma
ölçüyi kaçırmamak
kırmızı et yerine beyaz et tüketmeyi daha fazla seviyorum; daha hafif aynı zamanda.. ölçülü bi akşam yemegiydi kızartma olmasına ragmen üç ince dilim patatesle yetindim vay canına fln.. fritözde olmayınca patates kızartmasına da aman aman bi istegim yok açıkcası. ve patlıcan kızartmasından bi ufak tadımlık. beyaz et demişken nefis tavuk incik vardı.. sonra bi kaşık pilav ve aynı oranda susuz barbunya. bi kase cacık, çorbayı nasıl unuttum. mercimek çorbası.. mm ama üzerindeki tereyaglı kısmını icmedim ektra kaloriye ihtiyac yok :) nehise tatlı yerine hurma her zaman yerinde seçim... daha sonra geç vakit iki elma biri kırmızı biri yeşil pek ii geldi ... ve sahur.. hafif sahur, lor ve çörek otuyla zenginleştirilmiş kepek ekmekli tost ve üzeri salça tabikii.. 5 kadar da zeytin sonra kayısı yedim kuru üzerine bol su ve 4 kadar incir.. bagırsaklara tempo kazandırmak niyetiyle gerçekleştirdiğim aktiviteler saglam oldu : )) ayrıca bir saat de bisiklet yaptım :D yarın yürüyüşe hayır demezsem süper. artık uyku vakti..
10 Eylül 2009 Perşembe
hafiflik hissi
hafif hissetmek güzel şey. akşam yemegi öncesi enerjimi kutluyorum 1 saat tempolu bisiklet çevirişin ardından yine de canım bişey istemiyordu ama başdönmesi yapıyo bünye bişey yemediğim zaman. 8 kadar ufak salatalıklar rendeden geçti yogurtla karıştı iiçine nane ve keten tohumu da eklenince klasik karışım nefis oldu :) yanına knorr makarnalı hazır çorba ve iki havuç. yeterince doydum. daha sonra iki ufak yeşil elma birkaç tane de incir.. böyle tamamladım akşamı :) şimdi ise lipton elma çayı ... keyif çayı (:
9 Eylül 2009 Çarşamba
başarı
beynimdeki tokluk hissini sevmiyorum. açlık hissini hiç sevmiyorum bunun ortasını bulmak lazım bunu da basarabilmek mesele :D sanırım şuan ortasındayım bu keyifliymiş.
keyifsizlik biraz da iştahsızlıktır ya aynı zamanda.. çok özlenmeyen bi yemek masası. bir tabak nohut yemegi (allahım yine mi nohut ?!) ..neyse makarna yapmayı düşünüyordum da canım istemedi. yarın belki. şimdi form çayı hem de şeftalili. bugün akşamüstü yürüyecek gibiydim ama onu da canım istemedi :) tembelliğimin zirvesinde bi gün daha.
8 Eylül 2009 Salı
doyum
dayanılmaz krep isteğiyle mutfağa daldım.. pişirirken yemek bereketini kaçırır* dermiş rahmetli ninem ama pişirirken yemek gibisi de yok ki :)sanırım bi on tane filan yemişimdir hepsi mideme oturdu şimdi. zeytin, yağlı peynir, reçel bunların hepsi de kreple öyle güzel gidiyor ki..oof nefes alamıyorum nasıl doydum. üzerine soda açtım :) hava fırtına, yürüyebilecek miyim onu da bilmiyorum. neye güvenip yediysem o kadar, kıçımı acıtan bisiklete kalıcam en son ihtimal :) .. insanın sevdiği şeyleri yemesi kadar güzel bişey yok ki.
tıkınmaca
çifte kızarmış bisküvi özlemi hissettiğimden bugün annemin dışarı çıkmasını bahane ederek ona spraiş ettim :) lakin alışveriş yaptıgı markette eti değil ülker varmış. pek de sevmedim açıkçası o yanık kusursuz tadın gerisinde kalmış...nescafe bile saklayamadı bu durumunu..neyseki akşam yemeği nohut&pilav ve tarhana çorbası eşliğinde dozu kaçırılmamış bi şekilde tamamlanmıştı .. tatlı niyetine bi kaç tane fındıklı biskrem gibisi yok..evt fıındıklı..ilk defa denedim ve çok hoşuma gitti ama yine de bilindik o tadı isterim kuşkusuz...
7 Eylül 2009 Pazartesi
taze bi nefes
bi an için yürüyüşü iptal ettiğimi ve tembelliğe doyuran nefis kanapemde uzandıgımı hayal ettim.. yağmur çiseliyordu çünkü..ama sonra onu fazla ciddiye almamam gerektirdiğini hissettirdiğinden hemen giyinip çıktım.. misss... nasıl da iyi geldi uyusam bile artık gönül rahatlığıyla....
yumurta, patlıcan felan
açlık hissimi törpüleyemediğim o zamansal dilim içindeyim sanırım.. günü tamamlamak umarım yarın için çok da zor olmaz :) akşam kendime minik bi kıyak geçerek patlıcan kızartmasından bir iki kaşık aldım keşke yoğurtlasaydım dedim bitiminde ama iş işten geçmişti ( yazık :D) .. patlıcan kızartıldığında nasıl da tadına doyum olmuyor, üzerine de domates sosu.. neyse.. pilav ve nohut ikilisi de davete katılmışlardı lakin kendileriyle çok fazla yakından ilgilenemedim sadece bi selamlaştık felan :D hurma ... sen benim tatlı krizimi önleyen güzel besin seni seviyorum yahu. efem neyse sahur için biberli, peynirli ve mısırlı bana has omletimden yaptım bu kez içine zeytin de attım pek bi yakıştı :) bayıldımmm... sadece biraz hızlı yemek yiyişime hayıflanıyorum o kadar ne olacak sanki agzımda biraz daha dolansa.. çiğnense.. ezilse..enzimlere karışsa..parçalara ayrışsa.. uzmanlar hep bunu söylemiyorlar mı :))ay uf..iki lt ye yakın da su içtim benim mide yüzme havuzu gibi bişey oldu besinlere :)) şiş hissetmemek de ayrı mesele.. sahi gece yediklerimi atlamamak lazım... babam müthiş bi kokoreç getirdi gece gece yeme de yanında yat türünden. tek kusuru ekmegi bayattı.. yeme işte ekmegini içi daha önemli degil mi! yooo yedim bile.. nasıl acıkmısım o saat off... üzerine de bastırsın hesabı yapılan nescafe yanına bi kaç negro ve bi kase dolusu balık kraker. bu ne perhiz bu ne lahana tursusu ! :)) .....
bugüne enerjik baslamak lazım o yüzden dün yapmadıgım yürüyüşü bugün mutlaka yapmam lazım...mis gibi hava...
bugüne enerjik baslamak lazım o yüzden dün yapmadıgım yürüyüşü bugün mutlaka yapmam lazım...mis gibi hava...
6 Eylül 2009 Pazar
beklenmedik misafir
kahvaltı masasında içinde tereyağı erimiş tuzlu biberli sıcak pideyi görür görmez sevgili anneciğimin yüzüne manalı manalı baktım. evet ben bu kadar dikkat ederken (!)( yapmış işte kadıncağız bi seferlikten bişey olmaz, ye işte! ) ve hemen pideyi alıp annemin tabagına takdim ettim. '' zaten en küçüğünü sana vermiştim '' ne farkeder ki, içi yağı emmiş. hiç bile yiyemem. tamam harikulade bi tadı vardır ona sözüm yok ama çok da canım çekmedi açıkcası. ona nispeten mis gibi uno kepek ekmeğime sucuklu peynirli masumane bi tost hazırladım. salça da çatısını oluşturmak üzere bu tek katlı evi mideye gönderdim :) üzerine de annemin geçen akşam pişirdiği börek parçalarından ufak iki tanesini tost makinesinde ısıtarak leziz ikinci gönderimle kahvaltı olayını kapattım. fıstık ezmesişne gelince bir tatlı kaşıgında ne kötülük olabilir ki :)...
Etiketler:
börek,
fıstık ezmesi,
kahvaltı,
kepekli ekmek,
mide,
pide,
tereyağı,
uno,
yemek
orkestra
dün ve önceki geceden beri güldür güldür kaynayan bir mide ile; midem ile başetmeye çalışıyorum. başetmek demişken bu kelimeyi de herdaim komik bulurum. evet sıcak su torbam sayesinde belki bozulmuş olan içimi düzeltiyorken, üşütmüş oldugum bagırsaklarımı da yüksek sesle konuşturmanın sağır mutluluğunu yasıyorum ( gecenin bir yarısı parçalara ayırdıgım edebiyatımla :)) .. yalnız o sıcak su torbası denilen şey de bi enteresan longur longur ses çıkartması fln hoş bi icat nitekim...bu yaşanan bahtsız durumum suçlusu olarak arsız iştahım yüzünden yedigim üç tabak kısırı günah keçisi sayarken diğer taraftan umarsızca sabahın en diri serin vakitlerinde rüzgar delirmişken yürüyor olmamı kaynak görüyorum ( allahım ne kadar uzun cümleler kuruyorum ).. giymiş oldugum kısa kollu t-shirtü artık göresi gözüm yok.. insanın evet saglıgı gibisi yok.. iştahtan da bi ara kesilir oldum lakin o hemen yerine geldi çok uzun süreli kendini kaybedemedi :) yine de aşırı bi şekilde tüketim kaygısı içinde olmadım diyorum. sadece zeytin konusunda biri diğerini körüklüyor.. biri agzımda çekirdeğinden ayrışırken ben diğerlerinden hangisi acaba bundan daha yogun bir tad verebilir şeklinde olaya baktıgım için bir iki üç ... ama tekli sayıları seviyorum bu akşam onbirde durdum mesela. neyse ki zeytin çok tuzlu degil. bu ara sütlü kahveyi azalttım bunun yerine süttozu kullanıyorum gaz yapmıyor :) kahveden vazgeçebilmek ne mümkün. ve hurmadan <3>( alakasız )... bugün sabah erken uyanamamışlıgıma ragmen güneş çılgın bi edayla sırıtırken tepemde hangi akla uyduysam yürüdüm...neyse ki kulagımı ve aynı zamanda ruhumu dolduran güzel müzikler eşliğinde çok da uzun gelmedi yol durumu.. hafiflemiş bi şekilde evden içeri girmek sanki görevini icra etmiş bir emirkulu gibi keyifliydim... ama yarın sabah daha erken bir saat güneş ve rüzgarın iyi bi çift oluşturdukları bi an çıkmak gerek :) biri agır basınca tüm dengeler bozuluyor :) midem yine orkestra çalmaya basladı ahaha...
5 Eylül 2009 Cumartesi
abartı
bazen abartıyorum özellikle çok sevdiğim yiyecekler söz konusu oldugunda :) dün bir tencere dolusu kısır yaptık annemle.. insan bi kerede üç tabak dolusu yer mi.. yedim işte.. neyse ki bugün iyi bi tempoda bisiklet çevirdim.. akşam yemegi çok da agır degildi... ama telafi edecegim önümüzdeki hafta :) neyse günah çıkartırcasına bi yazı oldu bu...ekranın parlaklıgı gözlerimi yordu ( alakasız ). hurma yemek ne kadar güzel allahım....
3 Eylül 2009 Perşembe
vahşi domates
triple tost gibisi yok..bir katında sucuk bir katında kaşar ikilisi.. üzerine sürülmüş kalın salça tabakası ve ekstra tad veren yakışıklı zeytinler bandosu :) ve sofranın göbegindeki salatalık ve domateslerin neşeli dansı... bu coskuya elbette katıldım lakin domatesin bi tanesi kesilirken kabugu bıçağın keskinliğine özenmiş olacak ki dudagımı kesti.. tostumu her ısırışımda verdigi acı kendini tekrarladı. bu deja vu yu yasamak hiç iyi olmamasına karsın acı insana yasadıgını hissettiren güçlü bi his ( ne alaka şimdi :D ) ... yorgun hissediyorum sabah yürüyüşüne ne diyecegim henüz açıklık kazanmadı. haber sunuyorum sanki :))
meyve konusu
meyve yerken porsiyona dikkat etmiyorum bu konuda kısıtlanmak hiç mi hiç işime gelmiyor :) bu nedenledir ki incir yerken kendimi kaybettigim oluyor bu akşam örnegin yaklasık olarak 7 8 adet yemiş olmalıyım dolayısıyla şiştim.. biraz yürüyüp üzerine soda veya meyve çayı fena olmayacak.. akşamüzeri bir saat bisiklet çevirirken popomu acıtan bisiklete de içimden az hömkürmedim ( o nasıl şeyse:D) ..
uyumak
evet uyudum.. yürüyüş fikri sabah serinliğinde hiç aklıma yatmadı ben de kanapeye yattım bi güzel uyudum ama şişkin bi şekilde uyanma çirkinliğini de yasadım :) of... ya bisiklet ya yürüyüş ama bisiklet olacak sanırım.
2 Eylül 2009 Çarşamba
dayanılmaz gözleme
akşam yemeği güzeldi..haslama makarnayı yağla harmanlanmış olana her daim tercih ederim böylesi çok daha hoşuma gidiyor çünkü. ve ona karısan labne peyniriyle tadı lezizdi.. üzerine iki adet zeytinyaglı dolma ve keten tohumlu&naneli yogurt karışımı....güzel doydum...güzel uyudum :) lakin şimdi sahur ve sevgili annecigim 3 yufkayla nefis bi gözleme hazırladı.. kendimi tıkamak ugruna haslama mısır, incir üzerine su üzerine salatalık domates de yesem bu güzel şeyden kendimi uzak tutamadım :( tavanın üçte biri benim..evet yedim.. sabah için yürüyüp yürüyemeyeceğimi bilemiyorum ama yürüsem çok iyi gelecek orası kesin hem bi parça vicdanı dindirme hesabı :) yanımda form çayım bekleyişde.. karnım çok şişti.. bi de onu içecegim :S .. az evvel yedigim zeytinler de fazlasıyla yakısıklı olduklarına 8 i geçirdim sanırım ... hedefime handikaplar oluşturuyorum böyle yaparak... ama ara sıra dedigim gibi ziyanı yok :)
1 Eylül 2009 Salı
sabah
sabah sabah bu ne enerjiyse yürüdüm, koştum geldim... uykusuzluk birazdan felç edecek günümü öyle sanıyorum. sabahları o serinlikde sokağa ayak basmak tempoyu oturtmak çoğu zaman öyle zor geliyor ki, gaz veren düşünce sistemimi hemen harekete geçiriyorum ve tabi vazgeçilmez şarkılar eşliginde. şimdi bi kahve iyi giderdi aslında.. kahve demişken kahveyi azaltıp da meyve&bitki çaylarına yoğunlaşmayı hep istemişimdir fakat bu isteğimde pek basarılı oldum denilemez, kahveden vazgeçmek çok zor...
doymak
sahur için fena halde bi omlet isteğiyle mutfağa daldım.. ince kıyılmış kırmızı ve yeşil biberi az yagda kavurdukdan sonra iki avuç kadar konserve mısır attıgım tavada biraz daha kavurdum. ardından da rendelenmiş kaşar peyniriyle harmanladım (aferin bana dfzsdfd). son olaraksa çırpılmış bir yumurta ve ekstra yumurta akını tavaya boca ettim ( yemek tarifi ederken boca kelimesine bayılıyorum ) . pişmeye bıraktım.. tuz yok üzerine sadece çörek otu.. öylesine nefis oluyor ki. ve müthiş doyurucu bişey :) yanına bir dilim kepekli ekmek üç beş yakışıklı zeytin ve tabi ki şekersiz çay.. domates ve salatalık ikilisini de unutmamak gerek, sofranın olmazsa olmaz bütünlüğüne katkıları büyük. efenim neyse iyi güzel doyduk üzerine 1 lt ye yakın su içtim de fazla şişmedim ilginç olan şu ki, midem artık suya karşı mükemmel bi evsahibi :) uzun vadede rahatsızlıklar yasamamam bi yana tek sıkıntısı bitmek bilmeyen çiş seansları.. su içmeyi gerçekten çok seviyorum ve bu da saglık açısından çok önemli bi faktör. neyse tüm gün susuz kalacak olma korkusuyla fazlasıyla içtigim bu suyu gören sevgili annem '' herşeyin bir haddi-hududu var'' şeklinde sitemkar sözleriyle beni bi silkeledi. gerçi sevgili kızının inatcı bir ruhu oldugunu o da biliyordu lakin her zaman birşey söylerken belki bu defa işe yarar düşüncesi onu diline gelen sözcükleri söylemeye itiyor. neyse efenim benden şimdilik bu kadar.
boğaz düşkünlüğü
ramazanda kilo vermek bi mucize sanırım. kendimi o kadar şişkin hissediyorum ki. tartıya binmek bi o kadar korkutucu. bol bol içilmiş suyun ardından yemeğe baslamak çok da zevkli bi durum değil. buna ragmen iştahım yerinde; uyusam da uyumasam da sahurları aç bi halde sofraya oturuyorum. bu açlıgı bi nebze dindirmek adına yarım lt içilen suyun ardından kaşar peyniri ve çörek otuyla doyurulmuş uno kepek ekmekli tostuma gömülüyorum.. bazen haslama yumurta da eşlik ediyor bu duruma. yanına bi kaç yakışıklı zeytin hafif tuzlu, şekersiz çayımı yudumlarken hiç de fena olmuyor. üzerine içilen form çayı bağırsaklara bi çağrı niteliğinde. gerçi benim bagırsaklarımda çok şükür ki herhangi bir sorun yok :) sorun metabolizmamda :) onu da ateşlemek amacıyla sabahları eger sahur sonrası uyumazsam yürüyüşe çıkıyorum. yürüyüş bazen o kadar zor geliyor ki... ama çıktıkdan sonra insanı kendine getiriyor... sabah çıkmak gerçekten daha zevkli. çıkamadıgım zamanlar kıçımı acıtan bi bisiklet tepesinde kitap okuyarak bu eforu sarfetmeye adıyorum kendimi...ve doğal olarak sinirleniyorum kıçım acıdıgı için :) 1 saat ..........................
30 Ağustos 2009 Pazar
önsöz filan
zayıflamak,
kaybedilmiş kilolaların mutluluğuyla, tabağındaki küçük porsiyonlara rağmen bunu sürekli bi yaşam stili haline getirmek.. kalıtsal bi bütünlük sağlamak hayatında, işte bütün mesele de bu; zaman içinde bıkkınlık yaratan yoyo reçetelerinden tamamiyle arınmak.. kim istemez ki, uzun süre belirli bi kiloda kalabilmeyi ? ara sıra yaşanan tatlı kaçamaklarla hayatın tadının tuzunun dengelenmesi de çok zor değil ayrıca. bazen önemli olanın ideal kilodan çok kendini iyi hissettiren bi kiloda kalabilmek oldugunu düşünüyorum. sanırım bu saptama doğru. tartıdaki rakamdan ziyade aynadaki görüntü faktörünün öne çıkımı. yine de rakam saplantımız hiç bitmeyecek kuşkusuz...
ben mi.. 58 olmak istiyorum !
belki de olduğum zaman daha aşağılara inmeyi isteyecegim ondan da emin değilim gerçi :)
şuanda mevcut kilom 64 (boyuma oranla herkesin normal diye tabir ettiği bi kilo :D :1,72) oysa son bir aya kadar 62 küsür gösteren tartı tatil dönüşü birden yükseldi. bunların gecici alınmıs kilolar oldugunu varsayarak amacımdan hiç bişekilde sapmaksızın bu yolda güçlü bi iradeyle devam etmek istegindeyim ..
evet bu blogu da yediklerim, içtiklerim ve göstermiş oldugum faaliyetler kapsamında kendi açımdan da deşarj olacagım yönünde hissettigim için açmış bulunuyorum :D
evet yemekten bahsetmeyi yemegi sevdigim kadar çoooook seviyorum :)
kaybedilmiş kilolaların mutluluğuyla, tabağındaki küçük porsiyonlara rağmen bunu sürekli bi yaşam stili haline getirmek.. kalıtsal bi bütünlük sağlamak hayatında, işte bütün mesele de bu; zaman içinde bıkkınlık yaratan yoyo reçetelerinden tamamiyle arınmak.. kim istemez ki, uzun süre belirli bi kiloda kalabilmeyi ? ara sıra yaşanan tatlı kaçamaklarla hayatın tadının tuzunun dengelenmesi de çok zor değil ayrıca. bazen önemli olanın ideal kilodan çok kendini iyi hissettiren bi kiloda kalabilmek oldugunu düşünüyorum. sanırım bu saptama doğru. tartıdaki rakamdan ziyade aynadaki görüntü faktörünün öne çıkımı. yine de rakam saplantımız hiç bitmeyecek kuşkusuz...
ben mi.. 58 olmak istiyorum !
belki de olduğum zaman daha aşağılara inmeyi isteyecegim ondan da emin değilim gerçi :)
şuanda mevcut kilom 64 (boyuma oranla herkesin normal diye tabir ettiği bi kilo :D :1,72) oysa son bir aya kadar 62 küsür gösteren tartı tatil dönüşü birden yükseldi. bunların gecici alınmıs kilolar oldugunu varsayarak amacımdan hiç bişekilde sapmaksızın bu yolda güçlü bi iradeyle devam etmek istegindeyim ..
evet bu blogu da yediklerim, içtiklerim ve göstermiş oldugum faaliyetler kapsamında kendi açımdan da deşarj olacagım yönünde hissettigim için açmış bulunuyorum :D
evet yemekten bahsetmeyi yemegi sevdigim kadar çoooook seviyorum :)
Etiketler:
diyet,
ideal kilo,
kilo,
kilokaybı,
rejim,
zayıflamak
Kaydol:
Yorumlar (Atom)