1 Eylül 2009 Salı
boğaz düşkünlüğü
ramazanda kilo vermek bi mucize sanırım. kendimi o kadar şişkin hissediyorum ki. tartıya binmek bi o kadar korkutucu. bol bol içilmiş suyun ardından yemeğe baslamak çok da zevkli bi durum değil. buna ragmen iştahım yerinde; uyusam da uyumasam da sahurları aç bi halde sofraya oturuyorum. bu açlıgı bi nebze dindirmek adına yarım lt içilen suyun ardından kaşar peyniri ve çörek otuyla doyurulmuş uno kepek ekmekli tostuma gömülüyorum.. bazen haslama yumurta da eşlik ediyor bu duruma. yanına bi kaç yakışıklı zeytin hafif tuzlu, şekersiz çayımı yudumlarken hiç de fena olmuyor. üzerine içilen form çayı bağırsaklara bi çağrı niteliğinde. gerçi benim bagırsaklarımda çok şükür ki herhangi bir sorun yok :) sorun metabolizmamda :) onu da ateşlemek amacıyla sabahları eger sahur sonrası uyumazsam yürüyüşe çıkıyorum. yürüyüş bazen o kadar zor geliyor ki... ama çıktıkdan sonra insanı kendine getiriyor... sabah çıkmak gerçekten daha zevkli. çıkamadıgım zamanlar kıçımı acıtan bi bisiklet tepesinde kitap okuyarak bu eforu sarfetmeye adıyorum kendimi...ve doğal olarak sinirleniyorum kıçım acıdıgı için :) 1 saat ..........................
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilhm m
YanıtlaSil